Dini Gerçek Haber
SON DAKİKA

HİCRİ 1442. YILININ VE MUHARREM AYININ HAYIRLARA VESİLE OLSUN

Prygamberimizin Ahlakı Maddeler Halinde Mutlaka Okumanızı Tavsiye Ederim

Borçtan Kurtulmak İçin Dua

Diyanet Hutbe Bu Hafta

Diyanet Hutbe

Diyanet Haftanın Hutbesi

Gelişen teknoloji gençlere zarar veriyor

Kırmızı Et Tüketerek DNA’mızı yenilememiz mümkün

Diş etinde oluşan hastalıklara dikkat

Diyetle ilgili bilinmeyen 15 yanlış

Kuru meyveler sağlık deposu

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

Yağmur Şiiri

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

Google Reklam Kodu Nasıl Yapılır

Diyanet Hutbe

Günlük Yapılacak Örnek Dua

Diyanet Hutbe

VAKIF MEDENİYETİNDE RAMAZAN AYI” VAKIF HAFTASI KUTLU OLSUN

Diyanet Hutbe

 Gençlerin yeni gelir kapısı Youtube

İlahi İndirmek İstiyorum

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbeleri

“Engelli sorunlarının çözülmesi için sesimize kulak verin!”

Yakma Yarabbi sözleri

Diyanet Hutbe

Diyanet Hutbe

 Fethi Sekin Şehir Hastanesinde HPV semineri

Miraç Kandili

Gençlik Koordinatörü’nden “Biz bir aileyiz” programı

 Tunceli’de oy kullanma işlemi başladı

 Şampiyonluk maçında 5 gözaltı, 7 kırmızı kart

 İnsan kaçakçıları cankurtaran yeleği yetmeyince göçmenlere otomobil iç lastiği dağıtmış

 Başkent’te nişanlı komiser yardımcılarının tartışması ölümle bitti

 THY Euroleague: Olimpia Milano: 90 – Fenerbahçe: 104

Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final maçları programı açıklandı

Diyanet Hutbe

Şarköy’de kitap okuma yarışması düzenlendi

 Ömer Ali Şahiner yine sakatlandı

İYİ Parti’den 300 kişilik grup Cumhur İttifakı’na katıldı

Lise Öğrencileri Arasında Şiir Okuma Yarışması’

Mersin’den Irak’a çilek ihracatı başladı

CENNET VE CENNETE GÖTÜREN ŞEYLER

CENNET VE CENNETE GÖTÜREN ŞEYLER

CENNET VE CENNETE GÖTÜREN ŞEYLER

Allah Teâlâ ne güzel buyurmuştur:
“Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!” (Âl-i İmrân, 3/133)
Ezelî ve ebedî, bakî sıfatlar sahibi Rabbimiz, muttaki kuluna, bağışlanmaya daha doğrusu bağışlanma sebeplerine ve bâkî kılınmış ve hazır olan cennete ulaştıracak güzel amellere koşun buyuruyor. Ancak cennete girebilmenin şartını takvaya bağlamıştır. Cennete ancak muttakiler girebilir. Takvanın üç derecesi vardır:
a) Küfürden ve şirkten takva ki bununla kişi mümin olur.
b) Büyük-küçük günahlardan ve şüphelilerden takva ki kişi bununla muttaki olur.
c) Gafletten takva ki kişi bununla veli olur.
İslam’a girmiş olan kimse küfürden ve şirkten takvaya ermiş kişi demektir. Bu kimse amel işleyecek zaman bulamadan vefat etmiş ve direk cennete girmiş kişidir. Mesela harpte İslam tarafına geçmiş İslam’ı kabul etmiş harpte de şehid düşmüştür.
İman üzere ölmüş başka bir kişi fakat bu kişi sâlih amel işlemeden ölmüş, kul hakları da yoksa Allah dilerse affeder, cennetine alır. Allah Teâlâ bu hususta şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bunun dışında kalan (günahları) dilediği kimseler için bağışlar.” (Nisâ, 4/48, 116)
Bir de iman ve sâlih amel yaparak ve haramlardan korunmuş olarak ölmüş kişi, kul hakları da yoksa Allah Teâlâ direk cennetine alır. Buna dair âyetler çoktur. (Nisâ, 4/31, 57, 123; hac, 22/14, 23; Muhammed, 47/12; Fetih, 48/5)
İşte bu üç grup da takva ehlindendirler. Bu âyet-i kerîme aynı zamanda şu an cennetin de yaratılmış olduğunu ifade etmektedir.
Aynı âyetin devamında da Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini (yenip) yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunan muhsinleri sever.” (Âl-i İmrân, 3/134)
Bu âyette, cennete girecek takva sahiplerinin bazı özellikleri anlatılmıştır: Bu takva ehli, zenginle fakir arası köprüyü sağlayan zekâtı, diğer sadakaları veya ilim, makam, fikir gibi şeylere sahip kılınmışsa onlardan insanları faydalandırmak suretiyle infak etmiş; adam öldürme, can yakma ve kalp kırma gibi nice büyük günahlara sebep olan öfkesini yutmuş ve kendisine yapılan kötülükleri affetmek suretiyle hem kendisini hem karşıyı kurtarmaya sebep olmuştur.
Allah Teâlâ, zamanla bu güzel özelliklere ve güzelliklere sahip olarak ihsan derecesine eren muhsinleri sevdiğini bildirmiştir. Allah bir kimseyi sevince dünyada iken en güzel ikramı o kişinin imanını korumaya ve iman üzere ölmeye muvaffak kılar, âhirette de lütfu ve ihsanıyla cennetine girdirir.
Rivayet edilir ki Hz. Hasan’ın (r.a.) kölesi Hz. Hasan’ın üzerinde bulunan kıymetli elbisesine yemek döker. Neticede elbise berbat olur. Hz. Hasan üzülür. Köle Hz. Hasan’ın yanında ilim ve edep öğrenmiştir. Köle “o takva sahipleri öfkelerini yener” ayetini okuyor. Hz. Hasan da bunun üzerine “yendim” dedi. Köle, bu sefer “affederler” ayetini okuyor, Hz. Hasan da “seni azad ettim git” diyor. Köle bu sefer de “Allah ihsan edenleri sever” ayetini okuyunca da Hz. Hasan “al sana dört yüz dirhem para” deyip ikram edip gönderiyor. İşte âyetle amel eden takva ehlinin ne güzel alametleri!
Allah Teâlâ, bize cenneti kazanma iradesini ve aşkını kazanmayı, takvaya ermeyi ve takvanın gereği infakta bulunmayı, öfkeyi yenmeyi ve ihsan dercesine ermeyi nasip eylesin.
İmam Zeynelâbıdiyn Düzcevî 16 Rebîu’l-evvel 1440/24 Kasım 2018 Cumartesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
BİR YORUM YAZ
film izle